Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İstifa Etmeyi Düşünüyorsanız Bunları Göz Önünde Bulundurun!

İş değiştirmek çok da hoşuma giden bir şey değil açıkçası, zaten kimin hoşuna gider ki... Bu nedenle genellikle bir işe girerken kısa vadede ayrılacağım bir yer değil de uzun yıllar çalışabileceğim şirketleri tercih etmeye çalışıyorum. Ancak eğer bir işyerinde artık miadınız dolduysa kendinize işkence çektirmenize de gerek yok.

Bugünkü yazımı Pazartesi sendromunu eeen derinden yaşayanlara, istifa etmeyi düşünen ya da istifa etmeye karar vermiş okurlarıma ithaf ediyorum.

İndirim Sezonundan En Az Zararla Çıkma Rehberi!

İndirim sezonu başladı, her yerde %50'ye varan indirimleri gördükçe bir yandan yazın yeni başlamasıyla hiç kıyafetimizin olmadığını düşünüyorsunuz değil mi?

Eminim ki bir çoğunuzun dolabı her gün bir kıyafet giyse en az 1 ay bir daha aynı kıyafeti giymek zorunda olmadan devam edebileceği zenginlikte. Hal böyleyken gelin içimizdeki alışveriş canavarına çüş diyelim ne dersiniz?

İş Hayatında Kendinizi İyi Hissetmeniz İçin 11 Öneri

pozitif yaşam için öneriler
İş hayatı bazen fazlasıyla çığırından çıkabiliyor, sinirler geriliyor, bundan en fazla da yakınlarımız etkileniyor.

Açıkçası stresli bir iş ortamında olduğumda genellikle bunun ceremesini çevremdekiler çekiyor. İş dışındaki negatif enerji, iş sonrası hemen hiçbir şey yapmayan, mutsuz, konuşmak istemeyen bir Seher yaratıyor. Bazen biraz agresif olabiliyorum ve etrafımdakileri istemeden de olsa kırabiliyorum. Tahmin ediyorum bir çoğunuz da benim gibi iş yaşamınızdan fazlasıyla etkileniyorsunuzdur.

Demir Kaan doğduğundan beri hayatımı hep pozitif yönde değiştirmeye çalışıyorum. İş hayatı da bunların başında geliyor. İşte iş hayatında daha pozitif olabilmek için kendi hayatımda uygulamaya çalıştığım bazı öneriler;

Portakal Çiçeğinin Mutlulukla Bir İlgisi Olmalı - Jo Malone Orange Blossom

Kokular bize anılarımızı hatırlatan en güçlü duyumuz... Bizi mutlu eden, bambaşka bir yere alıp götüren...

İş çıkışı burnuma gelen bahar havası kokusu ve sabah saatlerinde boynuma sıktığım Jo Malone Orange Blossom'ın birleşimi ile o anda İstanbul'un keşmekeş trafiğine gireceğimi bilmek canımı sııkmıyor (5-10 dk'lığına). Ve evet bence portakal çiçeğinin mutlulukla bir ilgisi olmalı diye düşünüyorum. 

Bahar Temizliği


İlkbahar geldi gibi, ne dersiniz? Güneşin ilk açtığı günü fırsat bilip geçtiğimiz Pazar ailecek Bebek'e indik. Pazar kalabalığını sevmesem de İstanbul'da sahilini en sevdiğim yer olmaya aday. Bebeksiz hayatımda 2-3 günde bir gittiğim Bebek , bebekli hayatımda, taşınmam ve işe başlamamla birlikte hayallerimde bir anı olarak kalmış. Buraya en son kış başlamadan önce "hemfithemanne"nin pusetli günler etkinliğinde gelmişiz.

Geri Döndüm! Kesin Bilgi...



Herkese merhaba! Ben geldim....

Evime, bloguma yeniden döndüm :) En son sizi haberdar etmek için 7 ay önce yazmıştım ve kendimi hazır hissettiğimde bloga döneceğimden bahsetmiştim.

Zamanı geldi, ben yeniden buradayım... Instagram hesabımdan geri döneceğimin sinyallerini vermeye başlamıştım zaten. Ama nedense bloga yazmayı canım hiç istemiyordu. Zaten canım istese de gerçekten hiiç vaktim yoktu.

Biz Aile Olduk - İlk Babalar Günü'müze Özel Hediye

 Herkese merhaba! Bir süredir hamile günlüğümü güncellemediğimi farketmişsinizdir belki. Hatta beni Instagram ve Facebook'ta takip ediyorsanız biliyorsunuzdur. 21 Mayıs'ta aile olduk biz. Minik adamımız Demir Kaan, ailemize teşrif ettiler… O günden beri henüz doğum hikayemi yazamadım yakında o da gelecek. Ama yaklaşan Babalar Günü şerefine yazıma yumuşak bir geçiş yapmak istedim.

Hamile Günlüğü : 25. Hafta - Gezmeler Tozmalar ^_^

 Herkese merhaba! Hamile günlüğümün 25. haftasıyla karşınızdayım :) En son bir hafta önce şurada 24. haftamı paylaşmıştım sizlerle. Bu hafta biraz daha "büyümüş" şekilde karşınızdayım :) 25. haftamda bana deli gücü geldi sanırım çünkü hafta içi iş çıkışı tam 4 akşam dışarı çıktım. Kalan bir gün de tahmin edersiniz ki nakavt oldum.

Hamile Günlüğü - 24. Hafta


Herkese merhaba! Biliyorum söz verdiğim hamilelik günlüklerini düzenli olarak yazamıyorum ama kesik kesik de olsa paylaşmaya devam :) En son yazdığım yazının üzerinden tam tamına 5 hafta geçmiş ve biz kocaman olmuşuz :) Her ne kadar üzerimdeki kabandan pek belli olmasa da 24. hafta kendini büyük hissetmekmiş :)

Hamile Günlüğü : 19. Hafta

Pazar Gezmesi
Hamilelik sürecine girişim çok sıkıntılı olsa da geçtiğimiz 19 hafta pek çok insana göre kolay geçti diyebilirim. Sanırım ilk üç ay boyunca tek şikayetim mide yanması ve yorgunluktu. Midem yüzünden ilk 3 ayı minimum kilo artışı ile atlattım ancak yoğun iş tempom yüzünden yorgunluk beni tabiri caizse süründürdü. İşten sürüne sürüne eve dönüp uyumak tek hayatım haline gelince, blog yazıları da yalan oldu tabi ki :)

Bu nedenle başından beri yazmak istediğim hamilelik günlüklerimi de ancak 19. haftada başlatabiliyorum.

Bu aralar kendimi gerçekten hamile gibi hissediyorum sanırım, aynada vücuduma baktığımda gördüğüm göbek beni artık şaşırtmaya başladı. Sanki bir hafta göbeğim depar attı ve artık montlarıma zor girmeye başladım. Bu arada şimdiye kadar 4 kilo 200 gr. almış olmama rağmen son dönemde vücudumun büyümesi beni endişelendiriyor. Tartıya çıkmaya korkuyorum :)

Bu hafta beni en çok heyecanlandıran şey 19. haftamın son gününde 4 boyutlu ultrasona çektireceğimi bilmek. Bu onunla ilk karşılaşmamız olacak sanırım. Sanırım duygu dolu dakikalar bizi bekliyor. Umarım sorun çıkmaz. Benim için dua edin (:

Bu arada geçtiğimiz hafta gebeliğimi takip eden ve bana ilk günden sezeryan diyen, salak doktorumu değiştirdim ve ameliyatımı yapan doktoruma geri döndüm. Sanırım doktor faktörü çok önemli. Çünkü diğer doktordan her çıktığımda kendimi kötü hissedip, bebeğim hakkında endişelenirken; yeni doktorumla birlikte bir mutluluk havasına büründüm. Doktorumla görüştüğümden beri dünya benim için daha güzel :) Ayrıca eski doktorum bana sadece 3 beyazdan uzak dur derken, yeni doktorumla detaylı bie beslenme planı yaptık. Artık hergün 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, badem-ceviz, 2 porsiyon meyve tüketmeye başladım düzenli olarak. Ayrıca haftada iki kez balık tüketeceğime söz verdiğim için omega 3 hapı da kullanmıyorum. Zaten bıkkınlık geldi ilaç yutmaktan. Besin takviyeleri bile gözümde büyüyor. Sanırım bu doğum-emzirme dönemi bittikten sonra kendimi ilaçlardan takviyelerden uzak tutacağım bir detoks programına alacağım.

Uzun zamandır spor yapamamak beni en çok üzen şey sanırım. Temmuz ayından beri çeşitli nedenlerle spor yapamıyorum, son bir kaç haftaya kadar da çok hareket edemiyordum. Son iki haftadır bol bol yürüyüşe çıkmak bana iyi geldi. Özellikle haftasonu kendimizi parklara, sahile atıyoruz eşimle. Sanırım birlikte kaliteli zaman geçirmeyi özlemişiz :)

Bu hafta eskisi gibi cilt bakımı düzenime de geri döndüm :) Sanırım tüm bu süreçlerden dolayı yaşadığım depresyon da geçiyor. Cilt baımı düzenime geri dönmem demek, kozmetikle ilgili yeni blog yazıları yakındır demek.

Yeni yıla girerken bu yıl bloguma geri dönüyorum demiştim kendi kendime. Şimdilik iyi gidiyorum sanırım :)

Sevgiler...

 Daha fazlası için sosyal medyada takip edin! 
 

Videos