Hamile Günlüğü : 19. Hafta

Pazar Gezmesi
Hamilelik sürecine girişim çok sıkıntılı olsa da geçtiğimiz 19 hafta pek çok insana göre kolay geçti diyebilirim. Sanırım ilk üç ay boyunca tek şikayetim mide yanması ve yorgunluktu. Midem yüzünden ilk 3 ayı minimum kilo artışı ile atlattım ancak yoğun iş tempom yüzünden yorgunluk beni tabiri caizse süründürdü. İşten sürüne sürüne eve dönüp uyumak tek hayatım haline gelince, blog yazıları da yalan oldu tabi ki :)

Bu nedenle başından beri yazmak istediğim hamilelik günlüklerimi de ancak 19. haftada başlatabiliyorum.

Bu aralar kendimi gerçekten hamile gibi hissediyorum sanırım, aynada vücuduma baktığımda gördüğüm göbek beni artık şaşırtmaya başladı. Sanki bir hafta göbeğim depar attı ve artık montlarıma zor girmeye başladım. Bu arada şimdiye kadar 4 kilo 200 gr. almış olmama rağmen son dönemde vücudumun büyümesi beni endişelendiriyor. Tartıya çıkmaya korkuyorum :)

Bu hafta beni en çok heyecanlandıran şey 19. haftamın son gününde 4 boyutlu ultrasona çektireceğimi bilmek. Bu onunla ilk karşılaşmamız olacak sanırım. Sanırım duygu dolu dakikalar bizi bekliyor. Umarım sorun çıkmaz. Benim için dua edin (:

Bu arada geçtiğimiz hafta gebeliğimi takip eden ve bana ilk günden sezeryan diyen, salak doktorumu değiştirdim ve ameliyatımı yapan doktoruma geri döndüm. Sanırım doktor faktörü çok önemli. Çünkü diğer doktordan her çıktığımda kendimi kötü hissedip, bebeğim hakkında endişelenirken; yeni doktorumla birlikte bir mutluluk havasına büründüm. Doktorumla görüştüğümden beri dünya benim için daha güzel :) Ayrıca eski doktorum bana sadece 3 beyazdan uzak dur derken, yeni doktorumla detaylı bie beslenme planı yaptık. Artık hergün 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, badem-ceviz, 2 porsiyon meyve tüketmeye başladım düzenli olarak. Ayrıca haftada iki kez balık tüketeceğime söz verdiğim için omega 3 hapı da kullanmıyorum. Zaten bıkkınlık geldi ilaç yutmaktan. Besin takviyeleri bile gözümde büyüyor. Sanırım bu doğum-emzirme dönemi bittikten sonra kendimi ilaçlardan takviyelerden uzak tutacağım bir detoks programına alacağım.

Uzun zamandır spor yapamamak beni en çok üzen şey sanırım. Temmuz ayından beri çeşitli nedenlerle spor yapamıyorum, son bir kaç haftaya kadar da çok hareket edemiyordum. Son iki haftadır bol bol yürüyüşe çıkmak bana iyi geldi. Özellikle haftasonu kendimizi parklara, sahile atıyoruz eşimle. Sanırım birlikte kaliteli zaman geçirmeyi özlemişiz :)

Bu hafta eskisi gibi cilt bakımı düzenime de geri döndüm :) Sanırım tüm bu süreçlerden dolayı yaşadığım depresyon da geçiyor. Cilt baımı düzenime geri dönmem demek, kozmetikle ilgili yeni blog yazıları yakındır demek.

Yeni yıla girerken bu yıl bloguma geri dönüyorum demiştim kendi kendime. Şimdilik iyi gidiyorum sanırım :)

Sevgiler...

 Daha fazlası için sosyal medyada takip edin! 

Lila Kutu Alışverişim - Cyrene Shea Butter



Lila Kutu alışverişim son zamanda en memnun kaldığım online alışveriş olduğundan dolayı sizinle paylaşmak istedim. Her ne kadar Yurtiçi kargonun ürünü bana teslim etmesi 7 gün sürse de, Lila Kutu alışverişimi aynı gün kargoya teslim ettiğinden dolayı benden koskoca bir artı aldı. halbuki alışmıştım ben günlerce beklemeye (:

Yeni Yılın İlk Yazısı - Yılbaşı Makyajı

 Yeni yılın ilk gününden herkese merhaba! Bu yazıyı sanırım 2013'ü bitirmenin mutluluğuyla yazıyorum. Bu arada yılbaşında doğurdum da geldim deerrmişiiim :) Bu aralar kuzenimizin kızı minik Belinda ile bebek alıştırmaları yapıyoruz, bu sanırım onu ilk kucağımıza alışımız :)

Bobbi Brown Nude Glow Koleksiyonu

 Yılın bu zamanı ışıltılı ürünleri kullanmak için ideal :) Bobbi Brown'un yüzü Kate Moss'u uzun zamandır böyle fresh bir makyajla görmediğimden, koleksiyon daha bir ilgimi çekti :) Sınırlı sayıda üretilen bu koleksiyon için sanırım en yakın zamanda Bobbi Brown mağazasını ziyaret edeceğim diyorum ve sizi koleksiyon detayları ile başbaşa bırakıyorum :)

Nereye Kayboldum? - Mutlu Son

"Nereye Kayboldum?" yazılarımın son bölümünü nihayet yayınlayabiliyorum, en azından 2013 bitmeden :)

En son yazımda, 2. aşamaya hazır olduğumdan bahsetmiştim. Peki sonrasında ne oldu?

Dondurulmuş 14 embriyomdan birine kavuşmak için ilaç tedavisine başladım. Neyseki bu sefer göbekten iğneler yok derken, transfer öncesi kara haberi aldım. Günde iki doz kalçadan progestan iğnesi ve göbekten kan sulandırıcı iğne almam gerektiğini öğrendim. Tabi ki tek aldığım ilaçkar bunlar değildi ama gözümde en büyüyenler onlardı. Progestan iğnenin ne kadar can yaktığı iyice şehir efsanesine döndüğünden içimi bir korku sarmadı değil ^_^ Neyseki korkunun ecele çaresi yok diyerekten ilaçlarıma başladım ve evet hiç korktuğum gibi olmadı. İğneden deli gibi korkan biri olarak söyleyebilirim ki eğer bir şekilde progestan iğnesine başlamanız gerekirse hiç korkmayın! Bu sanırım tamamen insanın bünyesiyle alakalı. Gerçi artık bir sürü operasyon, iğne, sancı derken acı eşiğim baya yukarılara çıktı sanırım :)

Nereye Kayboldum? - Tüp Bebek Derken...

Dün yazdığım yazı için çok güzel yorumlar geldi... Öncelikle desteğiniz ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Sonrasında yarıda kaldığımız hikayemize devam edebiliriz... Eğer dünkü yazımı görmediyeseniz öncelikle buradan yazımı okumanızı tavsiye ederim.

tüp bebek


Nereye Kayboldum? - Son Bir Kaç Yıl Böyle Geçti...

Herkese merhaba! Bir zamanlar aktif bir kozmetik bloggerıydım değil mi? Son bir yıldır ara ara yazmakla beraber Temmuz ayından beri genel olarak ortadan kayboldum. Öncelikle blogumu ilk defa ziyaret edenler için 3 yıl boyunca www.mission-beauty.net'te mission beauty olarak yazdığımı belirtmek isterim :) Peki niye ortadan kayboldun diye soracak olursanız orası biraz muallak deeeermişim :P Tabi ki değil, bu süreç içerisinde bir yandan sağlık sorunlarıyla boğuşmakran bir yandan da hamile kalmak için uğraşmaktan hayatımda başka hiç bir şeye vakit ayıramaz olmuştum. Taaa ki bu yazıyı yazana kadar... Bugün yazacağım konunun tamamen makyaj dışında olacağını anlamışsınızdır sanırım. Bu yazı  mutlu sonla biten bir infertilite hikayesi, buradan sonrasını okuyup okumamak tamamen size kalmış :)
 

Videos